İnsan için; “yalnızca saldırganlık ve dürtüsellik barındıran bir varlıktır” gibi tanımlamalar aslında yetersiz kalmaktadırlar. İnsanın davra- nışlarını, sadece doğuştan sahip olduğu biyo- lojik ihtiyaçlarının (güvenlik, yemek, uyku) ya da yalnızca sınırları dahilinde bulunduğu çev- resel koşulların şekillendirdiği düşüncesi; artık çok sayıda psikolog tarafından da eleşti- rilmektedir çünkü yeryüzündeki istisnasız bü- tün canlılar için davranış; genetiğin ve çevrenin (yaradılışın ve öğrenmenin), birbir- leriyle etkileşimleri sonucu şekillenen bir olgudur.
Copyright Ebru ER