Bir çocuğun sevgisiz yaşayamayacağı ve var olamayacağı gerçeği aynı zamanda; yetişkin bir birey için de aynı derecede, şiddette ve de yoğunlukta geçerlidir. Konuyu tersinden ve farklı bir bakış açısıyla ele almak istersek eğer birey (çocuk), maddi olanakların sınırsız ol- duğu fakat sevginin kırıntısının dahi bulunma- dığı bir ailede; var oluşunu ne üzücüdür ki gerçekleştiremez. Birey (çocuk) şefkatin olma- dığı bir ortamda, şans faktörü veya kararlılığı ya da cesareti vasıtasıyla bir şekilde bir kimlik oluşturabilse dahi; ilerleyişinin devamlılığını getiremez ve karakter olarak da kesinlikle yarım kalır çünkü çocuklar da tıpkı yetişkinler gibi, sevgisiz yaşayamazlar.
Copyright Ebru ER